NEDEN GÜNEŞ ENERJİSİ ?

En son güncellendiği tarih: Tem 10

Ülkemizde güneş enerjisi ile elektrik üretimi diğer gelişmiş ülkelere kıyasla geri kalmış bir durumdadır ve henüz emekleme aşamasındadır. Yasal mevzuatın getirmiş olduğu sınırlamalar nedeni ile 2011 yılına kadar güneşe dayalı elektrik üretimi alanında önemli bir ilerleme sağlanamamıştır.

2011 yılında atılan olumlu adımlar, devletin güneşe dayalı üretilen elektriğe sabit fiyatla alım garantisi vermesi ve mevzuatta yapılan düzenlemeler ülkemizde solar teknolojisinin gelişmesinin önünü açmıştır. Güneş enerji santralleri kurulması için gerekli adımlar atılmış ve bu alanda ciddi bir yatırım hamlesi başlamıştır.

Ayrıca bireyler herhangi bir yasal engele takılmaksızın ve şirket kurma zorunluluğu dahi olmadan evlerinde, iş yerlerinde, fabrikalarında ve sahip oldukları her tür işletme ve tesislerinde güneş enerjisi ile elektrik üretebilmekte, ihtiyaç fazlası olarak üreteceği elektriği dağıtım şirketine belirlenen ücret karşılığında satabilmektedir.



Türkiye’nin güneşlenme açısından şanslı bir ülke olması da sistem verimliliği açısından ayrı bir avantaj sağlamaktadır.

Bu sayede kurulan bir sistem, yatırım maliyetini ortalama 5-7 yıl gibi kısa bir sürede amorti ettiği gibi devam eden dönemde ciddi bir gelir sağlamaktadır.

Güneşe dayalı elektrik üretiminde; hidroelektrik, termik veya rüzgar gibi diğer elektrik üretim yöntemlerinin aksine hareketli veya dönen mekanizmaların bulunmaması, işletme ve bakım masraflarının yok denecek kadar az olmasını sağlamaktadır.

Üreticiler tarafından güneş panellerine verilen 25 yıl minimum %80 verimlilikle elektrik üretim garantisi, bu alanda yapılacak yatırımı oldukça karlı bir hale getirmiş bulunmaktadır. Yapılan düzenlemeler sonrasında 1 MW kapasiteye kadar güneşe dayalı elektrik üretim tesisi kuracak bir bireyin, şirket kurma zorunluluğu dahi bulunmamaktadır.


Bu düzenleme, bireylerin evlerine veya işletmelerine kuracakları bir güneş sistemi aracılığıyla kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde ihtiyaç fazlasını satarak ciddi bir gelir elde etmelerine imkan sağlamıştır.

Bir daha elektrik faturası ödemeyeceğinizi düşündüğünüz zaman ne kadar mantıklı bir yatırım yaptığınızı anlayabilirsiniz. 100 bin TL maliyet ile kurulacak solar bir tesis, kurulduğu bölgeye ve iklim koşullarına göre değişiklik göstermekle birlikte yıllık ortalama 15-20 bin TL değerinde elektrik üretebilmektedir.

Sistem ilk yatırım maliyetini 5-7 yıl gibi bir sürede amorti ettiği gibi, 25 yıllık periyotta bize 5 defa 100 bin TL kazandırabilmektedir. Yatırım amacı ile aynı fiyata alacağımız bir ev, bize yıllık ortalama 3-4 bin tl civarı bir kira geliri sağlayacak ve ilk yatırım maliyetini yaklaşık 25-30 yıl gibi bir sürede amorti edecektir. Bu örnek solar sistemlerin diğer yatırım araçlarına göre kat ve kat daha karlı olduğunu açık şekilde göstermektedir.



Bunun yanında elektrik şebekesinin ulaşmadığı yerlere enerji götürmek ciddi bir maliyettir. Yerleşim yerlerine uzakta kurulan yakıt istasyonları, maden ocakları, çiftlikler, her boyuttaki çeşitli tesisler, RADYO-TV ve GSM vericileri, yol park ve bahçe aydınlatmaları gibi bir çok alanda enerji ihtiyacı bulunmaktadır. Bu gibi uygulamalarda solar sistemler daha uygun maliyetli çözümler sunmaktadırlar.

Bu sistemler sayesinde; fabrikalar, yakıt istasyonları, marketler, AVM’ ler ve akla gelebilecek birçok alanda en büyük masraf kalemlerinden biri olan elektrik giderleri ortadan kaldırılabilmektedir. Ayrıca yenilenebilir enerji üzerine yapılan yatırımlara sağlanan devlet teşvikleri, finans kuruluşları tarafından sağlanan uzun vadeli ve başlangıçta ödemesiz dönemi bulunan krediler, yatırımcıya bu alanda kolaylıklar sunmakta ve sıfır maliyetle solar sistemlere sahip olmalarına imkan sağlamaktadır.

Elektrik ihtiyacını güneş yoluyla temin eden sulama tesislerine devlet tarafından sağlanan %50’ye varan hibe desteği, çiftçilerimizin en büyük masraf kalemi olan petrol giderlerinden kurtulmalarına imkan sağlamaktadır.

Ülkemizde petrol fiyatlarının oldukça yüksek olması nedeni ile bu alanda yapılacak yatırım ilk kurulum maliyetini birkaç yıl içerisinde amorti edebilmektedir. Sulama ihtiyacının yaz dönemlerinde artması ve aynı dönemin elektrik üretimi açısından en uygun zaman olması da ayrıca sistem verimliliğini artırmaktadır. Ayrıca güneş panelleri görsel açıdan da estetik bir yapıya sahiptir. Bu özelliği sayesinde binalarda cephe uygulamalarında kullanılabilmekte ve gayet şık bir görünüm sunmaktadır. Şu aşamada ülkemizde bulunmasa da yabancı ülkelerde birçok uygulaması yapılmıştır. Görsel güzelliğinin yanında bulunduğu binanın elektrik ihtiyacını karşılaması ile de çevreci ve ekonomik bir çözüm sunmaktadır.

Güneş, temiz bir enerji kaynağıdır ve bu anlamda çevre dostudur. Enerji ihtiyacımızı bu temiz kaynaktan sağlamakla petrol veya doğalgaz tüketimini azalttığımızı ve çevre kirliliğini önlediğimizi unutmamalıyız.

Ayrıca enerji açısından büyük ölçüde dışa bağımlı olan ülkemizde, güneş gibi sınırsız ve ücretsiz olan bir kaynaktan sonuna kadar faydalanmamız gerekmez mi? Almanya gibi yaklaşık olarak ülkemizin yarısı kadar güneş alan bir ülke tüm nükleer santrallerini kapatmayı ve elektrik enerjisi ihtiyacını güneşten karşılamayı planlarlarken (Almanya’nın 2012 sonu kurulu solar gücü 36.000 MW’tır ve Türkiye, Almanya’dan 1,7 kat daha fazla güneş almaktadır.), İngiltere de 100.000’den fazla ev ihtiyaç duyduğu elektriği çatısına kurulan solar sistemlerle üretirken, biz neden bu alanda gelişmeyelim? Güneşlenme açısından şanslı bir coğrafyada bulunduğumuzu ve ülke olarak güneş enerjisi potansiyelimizin toplam elektrik enerjisi ihtiyacımızın tamamından kat ve kat daha fazlasını tek başına karşılayabilecek kadar büyük olduğunu biliyor muydunuz?


28 görüntüleme

ALFA ENERJİ ve MÜHENDİSLİK SİSTEMLERİ

  • Instagram - Siyah Çember
  • facebook